komedi.lol süreli oyunları, saat işlerken bir listenin elemanlarını aklından yazdığın hızlı hafıza oyunlarıdır: Türkiye'nin 81 ili, Avrupa başkentleri, gezegenler, burçlar ya da çorbalar. Yanlış tahmin puan götürmez, Türkçe karakter yazmasan da cevap kabul edilir ve süre bitince kaçırdıklarını görürsün. Bizce bunlar sitenin en dürüst oyunları, çünkü karşında ne şık var ne ipucu; sadece sen, klavye ve geri sayan bir saat.
Süreli oyun nedir, nasıl oynanır?
Kural tek cümle: bir kutuya yazarsın, doğruysa listeye eklenir. Bu kadar. Enter'a basmana bile gerek yok; yazdığın kelime listedeki bir cevapla eşleştiği anda yeşile döner, kutu temizlenir ve sıradakine geçersin. Saat ise ilk harfi yazdığın andan değil, oyunu başlattığın andan itibaren akar. O yüzden başlat düğmesine basmadan önce parmaklarını ısıt, bir yudum çay al, telefonu ters çevir.
Şık yok, çünkü şık ezberi değil hatırlamayı ölçmek istiyoruz. Bir bilgi testinde dört seçenek görünce "hah, bu" demek kolaydır; tanımak ile hatırlamak arasındaki fark tam da budur. Süreli oyunda "Kırklareli" kelimesini senin önüne kimse koymuyor. Onu hafızanın tozlu rafından kendin çıkarman gerekiyor. Ve inan bize, o raf ilk bakışta sandığından daha dağınık.
Yanlış yazdığında hiçbir şey olmaz. Ne puan düşer ne ekran kızarır ne de bir ses seni azarlar. Kelime kutuda kalır, sen silip yeniden denersin. Bunu bilinçli seçtik: bu oyunda cezayı zaten saat kesiyor, bir de biz kesmeyelim dedik.
Altı oyun, altı farklı zorluk
Şu an vitrinde altı oyun var ve her birinin süresi, listesinin uzunluğuna ve bize göre ne kadar terletici olduğuna göre ayarlandı. Kısa liste kısa süre, uzun liste uzun süre. Ama "kısa" her zaman "kolay" anlamına gelmiyor, bunu birazdan anlatacağız.
| Oyun | Liste | Süre | |---|---|---| | 81 il sayma | Türkiye'nin 81 ili | 2 dakika | | Avrupa başkentleri | 44 başkent | 5 dakika | | Türkiye'nin komşuları | 8 kara komşusu | 1 dakika | | Gezegenler | 8 gezegen | 1 dakika | | Burçlar | 12 burç | 1 dakika | | Çorba sayma | 30 bilinen çorba | 4 dakika |
81 il: gösterişli olanı
2 dakikada Türkiye'nin 81 ilinden kaçını sayabilirsin? sorusu sitenin amiral gemisi. Yüz yirmi saniyede seksen bir il demek, il başına bir buçuk saniyeden az demek. Açık konuşalım: bunu herkes bitiremez ve bitirememek ayıp değil. Oyunun asıl tadı, ilk otuz ilin su gibi aktığı, sonra birden durup "bir tane daha vardı, Karadeniz'de, adı ağzımın ucunda" diye kıvrandığın o son kırk saniyede.
Avrupa başkentleri: uzun soluklu olanı
Avrupa başkentleri oyunu beş dakika veriyor, çünkü kırk dört başkent var ve bunların bir kısmı, dürüst olalım, çoğumuzun hayatına hiç girmedi. Listeyi Birleşmiş Milletler'in Avrupa bölge ayrımına göre kurduk; Türkiye, Kıbrıs ve Kafkas ülkeleri bu oyuna dahil değil. Yani Ankara yazıp puan beklemeyin, sistem size kibarca sessiz kalacak. Balkanlar ve küçük devletler, bu oyunun kaderini belirleyen bölge.
Komşular, gezegenler, burçlar: bir dakikalık tuzaklar
Türkiye'nin komşu ülkeleri oyunu, gezegenler oyunu ve burçlar oyunu birer dakika. Listeler kısa, herkes "bunu uyurken yaparım" diye giriyor. Sonra sekiz komşudan yedisini yazıp kalan elli saniyeyi haritayı kafasında döndürerek geçiriyor. Kısa listelerin kötü tarafı şu: eksik kalan tek bir cevap tüm puanı gölgeliyor ve o eksik genellikle en bariz olanı oluyor.
Çorbalar: en tartışmalısı
Çorba sayma oyunu dört dakikada otuz bilinen Türk çorbasını soruyor. Bu oyun bir coğrafya sınavı değil, bir mutfak sohbeti. Burada asıl mesele "benim annem bunu yapardı ama listede yok" itirazı. Evet, Türk mutfağında otuzdan çok daha fazla çorba var; biz ülke genelinde tanınan, lokanta menüsünde görebileceğin olanları seçtik. Yöresel bir çorbanın listede olmaması, onun daha az lezzetli olduğu anlamına gelmiyor.
Türkçe karakter ve yazım farkları dert değil
Telefonda "ğ" aramakla vakit kaybetmeni istemeyiz. Bu yüzden oyunlar Türkçe karakterli ve karaktersiz yazımı eşit kabul ediyor. "Muğla" da olur "Mugla" da, "Çorum" da olur "Corum" da. Büyük küçük harf de önemli değil. Saat akarken şapkalı harf düşünmek, bize göre bu oyunun ruhuna aykırı.
Bundan da öte, gündelik dilde kullanılan yaygın varyantları da cevap sayıyoruz. En bilinen örnek "Antep" ile "Gaziantep". Kimse sokakta "Gaziantep baklavası" diye uzun uzun konuşmuyor, biz de oyunda bunu şart koşmuyoruz. "Maraş" ya da "Urfa" yazan da puanını alır. Başkentlerde de benzer bir hoşgörü var: bir şehrin Türkçede yerleşmiş adı da, yerel adına yakın yazımı da kabul görüyor.
Ama her şeyi de affetmiyoruz. Harf harf yanlış yazılmış, başka bir şehre benzeyen ya da iki cevabı birden kapsayacak kadar kısaltılmış kelimeler geçmez. Bir de şu var: bir cevabı iki farklı yazımla iki kez sayamazsın. "Antep" yazdıktan sonra "Gaziantep" yazmak puan getirmez, sadece iki saniyeni yer.
Takılırsan ne olur?
Kutuya yazdığın şey yeşile dönmüyorsa üç ihtimal var: yanlış hatırlıyorsun, yazımı çok farklı giriyorsun ya da o cevap bu listede yok. Üçünde de yapılacak şey aynı: vakit kaybetme, sil ve bir sonrakine geç. Takıldığın cevaba oyunun sonunda zaten döneceksin.
Pes etmek serbest, hatta faydalı
Her oyunda bir "pes et" düğmesi var. Saat bitmeden bastığında oyun o an durur ve bulamadıkların listede ayrı bir renkle belirir. Bunu utanç düğmesi olarak görmüyoruz. Tam tersine, pes etmek bu oyunlardaki en öğretici an.
Şöyle bir sahne düşünün. Seksen bir ilden yetmiş birini yazmışsın, son on ile kafa patlatıyorsun, saat daha kırk saniye gösteriyor ama bir şey gelmiyor. Pes ediyorsun ve kırmızı listede gördüğün ilk isim, geçen yaz tatile gittiğin il. İşte o anki "nasıl unuttum bunu" hissi, bir sonraki oyunda o ili asla unutmamanı sağlar. Hafıza dediğimiz şey tam olarak böyle çalışıyor: utanç iyi bir öğretmendir.
Saat bittiğinde de aynı ekran gelir, yani pes etmesen de kaçırdıklarını görürsün. Pes etmenin tek farkı, kalan saniyeleri boşa harcamaman. Bize sorarsanız, son yirmi saniyede hiçbir şey gelmiyorsa pes etmek dürüstçe bir tercih.
Daha çok cevap için taktikler
Bu oyunlarda iyi olmanın sırrı bilgi değil, sistem. Bir listeyi rastgele hatırlamaya çalışırsan beynin sürekli aynı beş cevaba döner. Bir düzenle ilerlersen kafandaki arşivi sırayla tararsın. Bizim masada denenmiş birkaç yöntem:
Bölge bölge git
81 il oyununda en iyi işleyen yöntem bu. Marmara'dan başla, Ege'ye in, Akdeniz'den geç, İç Anadolu'yu dolaş, Karadeniz'i sahil boyunca takip et, doğuya ve güneydoğuya geç. Her bölgede kafandaki haritayı bir ucundan öbür ucuna gez. Avrupa başkentlerinde de aynısını yap: İskandinavya, Batı Avrupa, Orta Avrupa, Balkanlar, Doğu Avrupa, sonra minik devletler.
Alfabe süpürmesi
Bölgeler bitip de hâlâ eksik varsa alfabeye geç. "A ile başlayan il var mı? Adana, Adıyaman, Afyon, Ağrı..." diye harf harf in. Bu yöntem özellikle son aşamada kurtarıcı, çünkü coğrafi hafızanın atladığı isimleri ses hafızan yakalıyor. Çorba oyununda da çok işe yarar; "E ile başlayan çorba" diye düşününce akla gelmeyen isimler bir anda sıraya giriyor.
Kısa listelerde düzen kur
Gezegenlerde Güneş'ten dışarı doğru sıralı git; atladığın gezegeni hemen fark edersin. Burçlarda takvim sırasını takip et, Koç'tan başla Balık'ta bitir. Komşularda ise Türkiye haritasının sınırını saat yönünde dolaş: batıdan başla, kuzeybatıyı geç, doğuya, sonra güneye in. Kısa listede sistemsiz giden, en çok bir cevap eksik bitirir ve o bir cevap bütün oyunu sinir bozucu kılar.
Yazım hızını dert etme
Klavye hızın ortalama bile olsa sorun değil. Tıkanan parmaklarının değil, beynin. Kelimeyi hatırladığın anda yazman, hatırlamaya çalışırken klavyeyi beklemekten daima iyidir. Bir de şunu unutma: kısaltılmış ama doğru yazımlar da kabul ediliyorsa, uzun resmi adla uğraşma.
Puanını paylaş, arkadaşını kışkırt
Oyun bittiğinde skorun paylaşılabilir bir sonuç olarak karşına gelir. Bizim favori kullanım şekli şu: aile WhatsApp grubuna "81 ilde 64 yaptım, kim geçer" yazmak ve sonra olan biteni izlemek. On dakika içinde amcan 58 yapar, kuzenin 71 yapar, teyzen "ben coğrafya öğretmeniyim, bu adil değil" diye itiraz eder ve kimse akşam yemeğine gelmez.
Skorun yanında sürenin de yazması önemli. Aynı sayıda cevabı bir dakika önce bitiren, daha yüksek bir performans sergilemiş olur ve bu, arkadaş rekabetinde tartışmayı daha da tatlandırır. Paylaştığın linki açan kişi aynı oyunu aynı kurallarla oynayabilir; yani kıyasladığınız şey aynı.
Paylaşmayı sevenler için bir öneri: oyunu bitirdikten sonra aynı konudaki bir anketi de gruba atın. "En sevdiğiniz çorba hangisi" tartışması, çorba oyunundan sonra çok daha hararetli geçiyor.
Ortalama skorlar neden hemen görünmüyor?
Bir oyunun sonunda "senin skorun ortalamanın üstünde" gibi bir satır görmek hoş olurdu, biliyoruz. Ama biz bu satırı ancak o oyun en az otuz kez oynandıktan sonra gösteriyoruz. Sebebi basit: üç kişinin oynadığı bir oyunun ortalaması hiçbir şey söylemez. İlk oynayan kişi çok iyi ya da çok kötüyse, ortalama tamamen onun şahsi performansı olur ve sana yalan söyler.
Bu yüzden istatistiği dürüst tutmayı seçtik. Yeni eklenen bir oyunda ilk zamanlar ortalama göremezsen bu bir hata değil, bekleyiş. Oynanma sayısı yeterince birikince ortalama skor sayfada kendiliğinden belirir ve sen de nerede durduğunu gerçek bir kalabalığa karşı görürsün. Aynı mantığı testlerdeki istatistiklerde de uyguluyoruz.
Uydurma bir kıyaslama göstermektense hiç göstermemek daha iyi. Bir oyunun sana "insanların yüzde sekseninden iyisin" dediği ve bunu dört oyuncuya dayandırdığı dünyada yaşamak istemiyoruz.
Oyunlar ve testler arasında gidip gelmek
Süreli oyunlarla bilgi testleri birbirini güzel tamamlıyor. Oyun hatırlamayı, test tanımayı ölçüyor. İkisini arka arkaya yapınca bildiğini sandığın şeyle gerçekten bildiğin şey arasındaki farkı görürsün.
81 il oyununu bitirdikten sonra plaka kodu testi doğal bir devam. İlleri saymak bir şey, hangisinin 44, hangisinin 61 olduğunu bilmek başka bir şey. Avrupa başkentleri oyunundan sonra da başkentler bilgi testi iyi gider; orada dünya genelinden sorular var ve şıklı olduğu için biraz nefes aldırır.
Burçlar oyununu oynayıp on iki burcun hepsini bir dakikada yazdıysan, ödül olarak burçlar sayfasında kendi burcunun iş yerindeki ve arkadaş grubundaki halini okuyabilirsin. On birde kaldıysan, hangisini unuttuğunu merak ediyoruz; genellikle en az konuşulan burç oluyor ama adını vermeyelim, gönül koyan olmasın.
Cevap listelerini nasıl hazırladık?
Bir süreli oyunun en hassas yeri, cevap anahtarıdır. Sen doğru bir şey yazıp kutunun yeşile dönmediğini görürsen, oyun o an güvenini kaybeder. Bu yüzden listeleri kurarken tek bir kural koyduk: sadece tartışmasız doğru olan cevaplar girer. Kaynağa göre değişen, "aslında şöyle de denebilir" dedirten ya da yıllara göre farklılaşan maddeleri listeye almadık.
Avrupa başkentleri bunun en iyi örneği. "Avrupa nerede bitiyor" sorusu kahvehanede saatlerce tartışılabilir; biz o tartışmaya girmek yerine Birleşmiş Milletler'in Avrupa bölgesini esas aldık ve 44 ülkeyle sınırladık. Birinin sınır tanımına göre eksik, diğerinin tanımına göre fazla gelen bir liste yerine, dayanağı belli bir liste daha adil geldi. Gezegenlerde de aynı titizlik geçerli: güncel astronomi tanımına göre sekiz gezegen var ve listeye yalnızca onlar girdi. Plüton'u yazan, nostalji puanı alır ama oyun puanı almaz.
Çorba listesinde ise işin içine zevk giriyor. Orada ölçütümüz "ülke genelinde tanınan" oldu; yani bir şehirden öbürüne gittiğinde menüde adını görmeyi beklediğin çorbalar. Her cevap için yazım varyantlarını tek tek kontrol ettik ki doğru bildiğin şey yazım yüzünden elinden kaçmasın. Yine de gözümüzden kaçan bir şey olabilir; öyle bir durum görürsen bize haber vermen listeyi herkes için daha iyi yapar.
Saat neden listeleri eğlenceli yapıyor?
Aynı listeyi saatsiz sorsak, çoğumuz biraz düşünür, belki telefona bakar ve sonunda sıkılıp bırakırdı. Geri sayan bir saat ise sıradan bir ezber sorusunu küçük bir maça çeviriyor. Saniyeler azaldıkça beyin öncelik değiştiriyor: kusursuz yazımı bırakıp aklına geleni hemen döküyor, takıldığı yerde oyalanmayıp başka bir köşeye sıçrıyor.
Bir de şu var: süre, herkesi aynı çizgiye koyuyor. Sınırsız zamanda sabırlı olan kazanır; iki dakikada ise o anki hafızan kazanır. Bu da skorları kıyaslanabilir yapıyor ve "bir daha oynayayım" isteğini doğuruyor. Kaçırdığın üç ili gördükten sonra ikinci turu açmamak neredeyse imkânsız.
Arkadaşlarla birlikte oynamak
Süreli oyunlar tek başına keyifli ama kalabalıkta bambaşka bir şeye dönüşüyor. En sevdiğimiz yöntem, aynı masada herkesin kendi telefonunda aynı oyunu aynı anda başlatması. Saat bitince sonuçlar yan yana konuyor ve kimin hangi bölgede çuvalladığı ortaya çıkıyor.
Bir başka yöntem de tek ekranda sırayla oynamak: biri yazıyor, diğerleri susmak zorunda. Susmak kısmı genelde en zor olanı. Kalabalık bir akşamda burçlar oyununu açıp ardından hangi element burcusun testini çözmek de sohbeti uzatan güzel bir ikili.